Siyaset

CHP Parti Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısına ilişkin açıklama yaptı:

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin, "Bu haksız, hukuksuz ve insanlık dışı bir savaş. Sürgünde bir Ukrayna hükümeti kurulması senaryoları tartışılıyor…

CHP Parti Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısına ilişkin açıklama yaptı:

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin, "Bu haksız, hukuksuz ve insanlık dışı bir savaş. Sürgünde bir Ukrayna hükümeti kurulması senaryoları tartışılıyor. Savaşın uzama ihtimali artıyor. Biz bir an önce kalıcı bir ateşkesin ilanını ve savaşın bir an önce sona erdirilmesini diliyoruz." dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Parti Sözcüsü Öztrak, 32 yıl önce hain bir suikasta kurban giden gazeteci yazar Çetin Emeç'i saygı ve rahmetle andı.

Dünya Kadınlar Günü'nün yarın olduğunu hatırlatan Öztrak, kadınların bu anlamlı gününü kutladı.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin 12'nci günü olduğunu ifade eden Öztrak, Ukrayna'da dünyanın gözünün önünde büyük bir insanlık dramı yaşandığını, çoğu yaşlı, kadın ve çocuk 1,5 milyondan fazla Ukraynalının ülkesini terk etmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öztrak, bunun, bugüne kadar Avrupa'nın gördüğü en hızlı göç dalgası olduğunu, gelen görüntülerin yürekleri dağladığını söyledi.

Diğer taraftan Ukrayna'da yaşayan binlerce vatandaşın hala savaş bölgesinde bulunduğunu, Ukrayna'ya gönderilen iki askeri kargo uçağının da savaş bölgesinde sıkışıp kaldığını aktaran Öztrak, bu çerçevede CHP Genel Merkezinde kurulan kriz masasının, vatandaşın tahliyelerini takip ettiğini belirtti.

Öztrak, "Bu haksız, hukuksuz ve insanlık dışı bir savaş. Sürgünde bir Ukrayna hükümeti kurulması senaryoları tartışılıyor. Savaşın uzama ihtimali artıyor. Biz bir an önce kalıcı bir ateşkesin ilanını ve savaşın bir an önce sona erdirilmesini diliyoruz. Türkiye savaşan her iki tarafla da konuşabilen bir ülke. Ama yapılan açıklamalardan, hükümetin, mazruf yerine zarfla uğraştığı anlaşılıyor." şeklinde konuştu.

Dış politikanın iç siyasete malzeme edilmemesi, diplomasinin barışa yardımcı olacak şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade eden Öztrak, istikrarsızlığa ve itibar kaybına neden olunmamasını istedi.

– "Bu savaştan en fazla etkilenen ülkelerden biri de Türkiye olacak"

Rusya'ya uygulanan yaptırımların, küresel ekonomiye ciddi maliyeti olacağını vurgulayan Öztrak, savaşın enerji, emtia ve başta buğday olmak üzere gıda fiyatlarında önemli artışlara sebep olduğunu kaydetti.

Pandemi sonrasında dünyada yaşanan arz güvenliği sorunları ve enflasyonist sürecin savaş nedeniyle daha da ağırlaşacağını dile getiren Öztrak, şöyle devam etti:

"Bu savaştan en fazla etkilenen ülkelerden biri de Türkiye olacak. Bu iktidar döneminde Rusya ile ilişkilerimizin, Türkiye aleyhine asimetrik bir biçimde gelişmesi ve Rusya'ya artan enerji bağımlılığı bunda önemli bir etken.

Diğer yandan iki ülke de turizmde en önemli ortaklarımızdan. Tarım ürünleri ticaretimizde de iki ülkenin önemli bir yeri var. Sadece bu kanallardan Rusya-Ukrayna savaşının Türkiye’ye 35-40 milyar dolar bir fatura çıkaracağı öngörülüyor."

Öztrak, bunların görünen maliyetler olduğunu diğer taraftan savaş nedeniyle yeniden 600 puanın üzerine çıkan Türkiye'nin risk priminin, dışardan yapacağı borçlanmayla maliyetleri artıracağının bu hesapta yer almadığını belirtti.

Faik Öztrak, Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline Türkiye'nin "büyük bir buhranda" yakalandığını savundu.

Hükümetin döviz krizini aşmak için yaklaşan Rusya-Ukrayna savaşını ve FED'in kesinleşen faiz artırımını dikkate almadığını ve kur korumalı mevduatı getirdiğini, bütçenin altına tahrip gücü 50-60 yıl önce uygulanan dövize çevrilebilir mevduatlardan çok daha yüksek bir bomba koyduğunu öne süren Öztrak, bu ay sonunda dolar kurunun 14,5 lira olması halinde kur korumalı mevduatlardan bütçeye 33 milyar lira ek yük geleceğini iddia etti.

Öztrak, "Faiz sebep, enflasyon sonuç diyerek azdırdıkları enflasyonu kontrol altına alabilmek için akaryakıtta eşel mobil sistemini sıfırlayan şahsım hükümeti şimdi kur korumalı mevduatın yaratacağı yükü karşılamak için vatandaşın kullandığı benzine, çiftçinin, nakliyecinin kullandığı mazota zam üstüne zam yapıyor. Eşel mobil bugün kullanılmayacaksa ne zaman kullanılacak?" diye konuştu.

Bugün yayımlanan bir tebliğle şirketlerin en az altı ay olan kur korumalı mevduat vadesinin üç aya indirildiğini, vadesi dolan mevduatların ilk yatırıldıkları gündeki döviz kuru esas alınarak yenilenmesine imkan getirildiğini belirten Öztrak, "Belli ki iyice sıkışmış vaziyetteler. Ödemeyi ertelemek için sürekli tatlandırıcılar teklif ediyorlar." dedi.

Arabaya benzin, mazot, gaz koymanın lüks olduğunu, akaryakıt fiyatlarının dolar inse de çıksa da her gün arttığını dile getiren Öztrak, doların rekor kırıp 18 liranın üstünü gördüğü 20 Aralık'ta mazotun litresinin 11 lira 54 kuruş olduğunu, şimdi ise doların 14 lira 30 kuruş olduğunu ancak mazotun 20 lirayı bulduğunu söyledi.

Öztrak, "Bunlar iyi günlerimiz, bu gece ve yarın olağanüstü iki zam daha bekleniyor. Yarın gelecek zammın son yıllarda yapılan en yüksek zam olacağı söyleniyor. Bu artışlar sonrasında pompadaki fiyat artışı, uluslararası petrol fiyatlarındaki artışının 24 puan üstüne çıkacak." diye konuştu.

Kur korumalı mevduatın faturasının vatandaşın sırtına yıkılmasından vazgeçilmesi gerektiğini belirten Öztrak, elektrik faturalarına da Cumhuriyet tarihinin en ağır zammının yapıldığını savundu.

Öztrak, doğal gaz ve elektrikte 31 Aralık'ta yapılan tüm zamlar geri çekilene kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

– "Enflasyonla mücadele markette sopayla yapılmaz"

Yüzde 52 artırılan asgari ücretin enflasyona iki ay dayanabildiğini, açlık sınırının altına düştüğünü ileri süren Öztrak, "Mesele maaşın, aylığın, ücretin ne kadar olduğu değil, onunla ne alınabildiğidir." dedi.

İnsanların çarşıda pazarda meyveyi, sebzeyi taneyle aldığını, hükümetin çarşı pazardaki etiketlerle ve çarşı, pazara operasyon çekmekle uğraştığını iddia eden Öztrak, "Enflasyonla mücadele markette sopayla yapılmaz. Çözüm tarlada, üretimde." ifadesini kullandı.

Milletin eti, balığı unuttuğunu belirten Öztrak, Avrupa ülkeleri arasında en az et tüketen dört ülkeden birinin Türkiye olduğunu, ülkenin deniz mahsulü tüketiminde ise son sırada bulunduğunu söyledi.

2019'da İstanbul'daki tanzim satış kuyruğu, 2020'de Sivas'ta yakacak yardım kuyruğu, 2021'de İstanbul'da halk ekmek kuyruğu ve 2022'de Ankara'daki benzin, mazot kuyruğunun bulunduğu fotoğrafları gösteren Öztrak, "İkinci Dünya Savaşı sırasındaki kuyrukları, Kıbrıs Barış Harekatı'nda bize uygulanan ambargolar nedeniyle ortaya çıkan kuyrukları dillerinden düşürmeyenler, şimdi kıtlıkların hükümeti, kuyrukların efendisi oldular. Saray artık kınadıklarıyla sınanıyor." diye konuştu.

– "Sanki tek taş pırlanta"

Türkiye'de ayçiçek yağı almak için insanların birbirini ezdiğini ifade eden Öztrak, "İşgal edilen Ukrayna, yaptırım uygulanan Rusya ama yokluğu, kuyruğu, sıkıntıyı çeken Türkiye. İnternette 18 litrelik ayçiçek yağı 1100 liraya 36 ay taksitle satılıyor. Sanki tek taş pırlanta, sanki araba." diye konuştu.

Bunun, kendi çiftçisini tarlasına küstüren, ithalatla elin çiftçisinin yüzünü güldüren, 2,5 Trakya büyüklüğünde tarım alanını işlenmez hale getiren politikaların sonucu olduğunu kaydeden Öztrak, çiftçinin, alın terinin karşılığını alamadığı için tarlasını ekemez hale geldiğini söyledi.

Milleti içinde bulunduğu bu zulüm tablosundan çıkarmak için vakit geçirmeden yapılması gereken doğruların olduğuna işaret eden Öztrak, şöyle devam etti:

"Bunlardan ilki, saraya biat eden Merkez Bankası Başkanı derhal değiştirmelidir. Yerine güven veren bir ismi atamak gerekir. Bankanın, para politikası araçlarını özgürce kullanmasını sağlamak lazımdır. Sonra, gözleri çakmak çakmak göreve gelen ama 3 ay içerisinde gözünün feri kaçan Hazine ve Maliye Bakanını o makamdan uğurlamaktır. Kendisi bugün bir gazeteye röportaj vermiş. Daha önce, 'Enflasyon nisanda yüzde 50'nin altında pik yapacak' diyen, sonra sene başında 'gözünü kapatıp 6 ay sonra uyanmaktan' bahseden Nebati bakan, bugün, 'Enflasyon ancak yıl sonunda düşmeye başlar' diyor. Yani enflasyonu düşürme randevuları yine bir başka bahara kalmış vaziyette. Bu iki adımı atacaksınız, sonra yapılacak iş, mevcut şartlarda geçerliliğini tamamen yitiren 2022 bütçesini yeniden ele alacaksınız. Hayat pahalılığının kasıp kavurduğu toplum kesimlerine öncelik veren, zora düşen vatandaşlara destek sağlamaya öncelik veren yepyeni bir bütçe yapacaksınız."

Dar ve sabit gelirli vatandaşları en çok ezen gıda enflasyonu ile mücadele ve tarım politikasındaki dağınıklığı toparlamak için acilen atılması gereken adımların olduğunu vurgulayan Öztrak, vakit geçirmeden Türkiye'nin ihtiyacı ve ihracatı çerçevesinde, gelecek dönemin tarımsal üretim planlamasının yapılması gerektiğini dile getirdi.

– "Çiftçiye ucuz tohum sağlanmalı"

Üretimi yetersiz ve stratejik olan tarımsal ürünlerde, alım fiyatı ve alım garantisinin önceden açıklanması gerektiğini ifade eden Öztrak, bu çerçevede, ayçiçeğinde bu sene hızla sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasının önemli olduğunun altını çizdi.

Ayçiçeği eken çiftçilere verilen 50 kuruş desteğin, sözleşmeli ekim çerçevesinde 1 lira 50 kuruşa çıkarılarak hemen ödenmesi gerektiğini belirten Öztrak, şunları kaydetti:

"Belli girdilerin, belirli şartlarla kamunun kaynaklarından istifade edilerek çiftçimize verilmesi sağlanmalıdır. Mali ve yasal tedbirler alınarak, bahar gübreleri, üreticilere uygun fiyatlarla dağıtılmalıdır. Çiftçimizin kullanacağı gübrenin yüzde 50'si desteklenmelidir. Çiftçimizin kullandığı mazotun vergileri kaldırılmalı, 'Yarısı bizden, yarısı sizden' sözü tutulmalıdır. Hükümet, çiftçinin üretimde kullandığı mazotun yarısını karşılamalıdır. Tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi yükü kaldırılmalıdır. Elektrik borçları hasat sonrasında, faizsiz tahsil edilmelidir. Tarımsal sulamada kullanılan suda 2021 yılının fiyatları uygulanmalıdır. TİGEM, damızlık hayvan ve tohumluk üreterek, çiftçimize ucuz tohum ve damızlık hayvan sağlamalıdır. Tarımsal destekler, kanunda yazıldığı gibi milli gelirin en az yüzde 1'i kadar verilmelidir. Süt üreticileri için 1 kilo süt satıp 1,5 kilo yem alabileceği, besiciler için 1 kilo et satıp 25 kilo yem alabilecekleri pariteler korunmalıdır. Bunun için gerekirse prim desteği sağlanmalıdır. Besicinin hayvanını ucuza beslemesi için mera alanları ıslah edilerek çiftçimizin hizmetine verilmelidir."

– "Masada çatlak olmaz"

Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı tüm üretim alanlarının devlet tarafından sigortalanması gerektiğini dile getiren Öztrak, "Çiftçimiz altında ezildiği borç yükünden kurtarılmalıdır. Bankalarda ve tarım kredi kooperatifindeki kredilerinin faizi silinmeli, kalan para uzun vadelere yayılarak yapılandırılmalıdır. Ziraat Bankası yeniden çiftçinin bankası olmalıdır. Tüm tarım araç ve gereçleri alım satım işleri 5 yıl süreyle KDV ve diğer vergilerden muaf tutulmalıdır." dedi.

Millet İttifakı'nda, ülkesi ve milleti için çalışmaya kararlı 6 partinin göreve hazır olduğunu dile getiren Öztrak, "Sandıkta milletimiz kendisini hakir görenlere, gözünün içine baka baka dalga geçenlere dersini verecek." ifadelerini kullandı.

Öztrak, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, '6 muhalefet partisine ihtiyacımız yok, tek başımıza çalışmalarımızı yürütüyoruz' açıklaması yuvarlak masada çatlak mı var sorusunu akıllara getirdi. Sizin bir değerlendirmeniz olur mu?" sorusuna Öztrak, "Kimse boşuna heveslenmesin, yuvarlak masada çatlak falan olmaz." yanıtını verdi.

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır programı netleşti mi? Diyarbakır Annelerine ziyaret planlanıyor mu?" sorusu üzerine Öztrak, programın netleştiğini, Kılıçdaroğlu'nun nasıl tüm Türkiye'yi kucaklıyorsa, Diyarbakır'ı ve Diyarbakırlıları da kucaklayacağını söyledi.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL